Evveli zamanın masalında,
Dilime düşen bir kar tanesi gibi,
Ne şimdiye ait ne de gerçek.

Geceye kahır taşıyan siyah atlar gibi,
umuttan bir yolu ezerek,
Beklemek sonu dar bir boğazda.

Soruları gömerek toprağa kendi ellerinle,
Bir sızıyla beslemek ölü tohumları
ve isimsiz bir ülkede beklemek gelmeyecek cevapları.

D.A.