Çok yakın zamanda bildiğimiz KRİZ YÖNETİMİ tanımı ve anlayışı tamamen değişiyor olacak. Wikileaks’in siyaset dünyasında yarattığı normalleştirme ve sıradanlaştırma etkisini yakın zamanda markalar için de görüyor olacağız. Geometrik bir hızla sosyal medyada markalarla ilgili her türlü sorunu, etik olmayan yapıları tüm şeffaflığıyla görüyor olacağız. Bildiğimiz tüm hasır altı edilmiş sorunlarla yüzleşeceğiz. Savaş sendromunda olduğu gibi ceset yığınları arasından umarsızca geçen askerler gibi tüm pislikleriyle Sosyal Medya mecralarında var olan markalar arasından da kullanıcılar olarak umarsızca geziniyor olacağız. Televizyon ile insan ölümlerinin, şiddetin normalleştiği dünyamız sosyal medya ile de yine normalleşme ve sıradanlaşmanın etkisiyle markalar için de kriz yönetiminin başkalaşım geçirdiği bir mecra haline gelecek. Geleneksel PR’dan gelen kriz yönetimi anlayışı, tanımı tamamen değişecek. Eskiden büyük kriz olarak tarif edilen kavramlar marka krizleri çöplüklerinde diğer binlerce marka krizinin çöplüğü içerisinde önemsiz olarak yerini alacak. Bu da daha vicdanlı insanları markalar üzerinde daha etkili aktiviteler yapmaya itecek. Sonuç olarak tüm bu gelişmeler ve dönüşüm Sosyal Medya üzerinden kullanıcı güveni sertifikası almış markalara giden bir yolun kapısını açacak bize.